001.jpg
   
002.jpg
   
003.jpg
   

Özel Bir Risk Grubu - Üstün Yetenekli Kızlar

Kullanıcı Oyu:  / 1
En KötüEn İyi 
Ayrıntılar

Entelektüel üstün yetenekliliğin cinsiyetler arası dağılımı eşittir. Yani üstün yetenekli erkek ve üstün yetenekli kız sayısı yaklaşık olarak eşittir. Yine de üstün yetenekli erkeklerin üstün yetenekli kızlara kıyasla yetkinlikleri ve eğitimleri daha iyi ve mesleki başarıları da daha yüksektir.Örneğin Almanya’daki profesörlerin yaklaşık %10 u kadındır. Mucitlerin arasında da erkeklerin sayısı çok daha fazladır. Üstün yetenekli erkek ve kızlar yaklaşık aynı sayıda dünyaya gelir, ancak çocuklar büyüdükçe üstün yetenekli kızlar kaybolur ve o kadar azı da üstün yetenekli olarak tanılanır. 

Üstün yetenekli kızlar neden kayboluyor? Kızların üstün yeteneklilikleri neden mesleki kariyerlerine ve başarılarına daha az yansıyor? 

Üstün yeteneklilik, üstün başarı ve mesleki kariyer için bir güvence değildir. Üstün yetenekliliğin üstün başarıya dönüşebilmesi için çok sayıda etkenin bir araya gelmesi gerekir. Kızları bu konuda destelemek içinse, kızların başarı göstermesini engelleyen etkenlerin neler olduğunun bilinmesi gerekir. Aşağıda, üstün yetenekli kızların yeteneklerini başarıya dönüştürmekte engel olabilecek bazı etkenler sayılmıştır. 

  • Kızların erkeklere kıyasla kendilerine güvenleri, yani bir şeyler başarabileceklerine dair inançları daha azdır. Daha azı kendilerinin iyi olduklarını düşünür. Başarı gösteren, yüksek not alan kızların büyük bir kısmı, başarılarını düzenli çalışmaya ve çalışkanlıklarına borçlu olduklarını, özel bir yeteneğe sahip olmadıklarını düşünür. Tipik olarak erkek bilimi olarak algılanan doğa bilimleri, teknoloji ve matematik alanlarında, özgüven eksikliği özellikle fazladır. Bu alanlara ilgi duyan kızların büyük kısmı en geç ergenlik çağına geldiklerinde, mevcut kız rolüne aykırı olan bu ilgileri yüzünden bocalarlar.
  • Üstün yetenekli kızların çoğu, erkeklere kıyasla daha geniş bir ilgi alanına sahiptirler. Üstün yetenekli erkek çocukları erken yaşta belirli bir alanı seçip o alanda uzmanlaşırken, kızlar daha çok sayıda ilgi alanı ile aynı anda ilgilenmeye çalışırlar. Matematik alanında üstün yetenek gösteren erkekler erken yaşta bir matematik dalına karar verirler ve büyük olasılıkla da daha sonra bu alanda yüksek öğrenim görürler. Matematik alanında üstün yetenekli kızlar ise aynı anda çok sayıda konuyla ilgilenirler; örn. Yabancı diller, edebiyat, müzik, spor, sanat vs. Bu çok yönlülük, kızların belirli bir alanda pik değerdeki başarıları gösterememesine neden olabilir. Sonrasında yüksek öğrenim gördükleri alan da, ya kısmen ya da hiç bi şekilde matematikle alakası olmayan alanlardan seçilebilir, örn. Tıp, biyoloji veya yabancı diller.
  • Birçok aile, üstün yetenekliliğin bir kızdan ziyade bir erkekte daha olası olduğunu düşünmektedir. Bu nedenle birçok kızın üstün yetenekliliği tanısız kalabilmektedir.
  • Kızlar, anaokulunda ve okulda gruplara uyum sağlamak konusunda daha eğilimlidirler, sosyal sinyallere karşı daha hassastırlar ve grubun dışında kalmamak için yeteneklerini gizleyebilirler. Üstün yetenekli kızlar, erkelere kıyasla “diğerlerinden farklı olmamaya” daha fazla özen gösterirler. Bu nedenle başarılarını ve ilgi alanlarını kız arkadaşlarınınkine yaklaştırır ve yeteneklerini göstermezler. Tepki olarak ise daha çok geri çekilme, pes etme, baş ve karın ağrısı gibi psikosomatik rahatsızlıklar gösterirler. Erkekler bu denli uyum göstermezler ve daha yüksek oranda tepki gösterirler ve açıkça karşı gelirler. 

Tüm bu hususlar bir araya geldiğinde, kızların üstün yetenekliliği erkeklere kıyasla daha ender ve daha geç tanılanır. Üstün yetenekli kızlar belirgin davranış biçimleri de göstermediğinden, aileleri de kızlarının üstün yetenekli olabileceği fikrine daha ender kapılır. Bu nedenle de kızları olan ebeveynler nispeten daha ender danışmanla temasa geçerler ve kızlarının test ettirilmesini talep ederler ve destek olanaklarını incelerler (psikolojik danışma birimlerine yapılan başvuruların ancak dörtte biri kız çocukları ile ilgilidir). Üstün yetenekli çocukların gittiği özel destek birimleri, kurumları, üstün yetenekli okulları ve anaokulları, vs gibi yerlere yapılan başvurularda erkeklerin belirgin bir üstünlüğü vardır.  

Üstün yetenekli kızlar kendi yeteneklerini küçümsemelerine rağmen, entelektüel üstün yetenekli kadınlarla yapılan görüşmelerde, en çok tatmin duygusu yaşadıkları zamanın, entelektüel olarak zorlandıkları zamanlar olduğunu ifade ederler.  

Aileler ne yapmalıdır? 

  • Gizlenmenin önüne geçebilmek için, üstün yetenekliliğin olabildiğince erken tanılanması gerekir. Kızınızı, olası dirençlere rağmen ilgi alanlarını ve yeteneklerini değerlendirmeleri konusunda destekleyin. Özellikle çok fazla uyum sağlayan kızlarda, üstün yetenekliliklerini kanıtlayan bir testin neticesi, kendine ve kendi yetenekliliğine olan inancı ve güveni sağlayabilir.
  • Kızınızın entelektüel yeteneklerini ve ilgi alanlarını destekleyin ve bunu çevresine kabul ettirmesi konusunda ona cesaret verin. Erkek bilimleri olarak algılanan matematik ve doğa bilimleri gibi alanlarda da ona cesaret ve destek verin. Özellikle bu alanlarda aileler tarafından verilen destek çok önemlidir, çünkü bu alanlarda kendi kız arkadaşlarından ancak çok ender durumlarda destek görebilirler.
  • Entelektüel zorlama ve destek konusunda bir erkek çocuğuna göstereceğiniz her türlü yaklaşımı aynı şekilde kızınıza da gösterin.
  • Başka üstün yetenekli kızlarla bir araya gelmesini sağlayın. Böylece ortak problem, tecrübe ve sıkıntılarını paylaşabilirler. Özellikle matematik ve doğa bilimleri konularına ilgi gösteren kızlar çoğunlukla dışlanırlar, çünkü diğer kızlar bu ilgi alanını paylaşmamakta, erkekler ise onları kabullenememektedirler. Birçok durumda ise üstün yetenekli kızların rol model konusunda sıkıntıları vardır. Üstün yetenekli kadınların biyografilerini okumak, onların zorluklarla nasıl baş ettiğini görmek ve yeteneklerini nasıl başarıya dönüştürdüklerini öğrenmek, kızınıza kendi hayatını planlamak konusunda özgüven sağlayacaktır.

 

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile

   
© ustunyetenekliyiz.biz