001.jpg
   
008.jpg
   
003.jpg
   

Üstün Yetenekli Çocuğa Nasıl Davranılmalıdır

Kullanıcı Oyu:  / 0
En KötüEn İyi 
Ayrıntılar

Aşağıda sıralanan öneriler üstün yetenekli çocukların okulda, evde ve tüm yaşamı boyunca önemli hedefler başarmalarına kat­kıda bulunacaktır. 

1. “Birey” olarak görmek; Anne-babaların, üstün yetenekli çocuğunun kabiliyet­lerinin optimal gelişimini korumada belirli bir eğitimsel görevi de bulunmaktadır. Ai­lelerin, üstün yetenekli çocuklarının yetenek, ilgi ve kapasitelerini en üst noktada kul­lanmaları konusunda onları çok iyi

anlamaları ve olumlu bir şekilde yönlendirmeleri için birlikte vakit geçirmeleri ve oyunlar oynamaları gerekmektedir. Evde oluşturulan aile ortamında, çocukların bireysel olarak kendisinin benimsediğini ve sadece kendi­sinin bir insan olarak değer verildiğini bilmeleri kendilerini gerçekleştirmeleri açısın­dan büyük önem taşımaktadır (Farmer, 1996).  

2. Birlikte etkinlikler yapmak; Ailelerin üstün yetenekli çocuklarını destekle­mesinde bir önemli nokta da, aile bireylerinin çocukla zenginleştirilmiş etkinlikler paylaşmasıdır. Zenginleştirilmiş etkinlikler deyince ailenin para ile alabileceği oyun­cak, malzeme, özel paralı eğitim olanaklarından ziyade nesneler-kişilerle etkileşim; anlamlı ve kritik olaylar, çocuğun gelişiminin o anında önemli yaşantılarla karşılaşma şansı akla gelmelidir. Aileler çocuklarını okuma, müzeler, galeriler veya diğer olaylar veya durumlar vasıtasıyla zihinsel uyarımlarla karşılaştırarak onlara yardımcı olabi­lirler. Ancak burada dikkat edilmesi gereken temel nokta yapılan etkinliklerin çocuğu tüketecek kadar çok olmamasıdır (Tolan, 1990).  

3. Israrcı olmak; Burada ısrarcı olmakla asıl söylenmek istenen sebattır. Se­bat, problem çözmede başarının devamlılığını sağlar. Etkili problem çözen çocuklar bir problemi çözdüğünde veya çözüm çok açık olmadığı durumda bile ısrar ederler. Mümkün olduğunca farklı problem çözme stratejileri öğrenmelerini uygulamalı ola­rak paylaşmak gerekir. Çocuklar çoğunlukla bir problemin çözümü veya bir görev he­men bilinmediğinde ümitsizlikle vazgeçebilirler. “Yapmıyorum”, “çok zor” dedik­lerini duyabilirsiniz veya görevi üzerinden mümkün olduğu kadar çabuk atmak ister­ler. Bu problemi analiz etme veya hedeflerine ulaşmada strateji ve bir sistem geliştir­mede yetenekleri eksiktir. Çocuklar problem çözmenin alternatif stratejilerini kullan­mayı öğrendikçe sebat etmeye de başlarlar. Problem çözme stratejilerinin çalıştığını gösteren ipuçlarını toplarlar ve bir strateji çalışmadıysa nasıl geri döneceklerini ve na­sıl bir başka stratejiyi deneyeceklerini bilirler.  

Örnek olarak TV programlarında, sinema filmlerinde veya hikayelerdeki karakter­ler yoluyla sebat örneklerini paylaştığınızda çocuğunuzun dikkatini çekmek için ça­ğırabilir ve “sebat” kelimesini kullanarak davranışı tartışabilirsiniz. Çocuğunuzla işi­nizde başarılı olmak için nasıl sebat ettiğinizle ilgili yaşantılarınızı paylaşabilirsiniz (Costa, 2000).  

4. Düşünmeden hareket etmelerini engellemek; Başarı elde etmiş ve gözlem­ci çocuklarda düşünerek hareket etme duygusu vardır. Kendi dürtülerini nasıl izleye­ceklerini ve aşamaları atlayıp birden bire sonuçlara gelmeyi nasıl durduracaklarını bi­lirler. Çoğunlukla çocuklar akıllarına gelen ilk düşünceyi ağızlarından kaçırır, ceva­bı yapıştırırlar; bütün yönlerini düşünmeksizin çalışmaya başlar veya bir fikir hakkın­da ani değer yargıları oluştururlar. Olumlu ve olumsuz olan noktaları göz önüne alma­dan önce değerlendirir ve överler. Alternatifleri ve çeşitli olası taraflarının sonuçlarını göz önüne almaktan çok aklına ilk gelen düşünceyi kabul edebilir veya varsa önerile­rini sunabilirler (Costa, 2000).  

Çocuklarınızın sebat etmelerini sağlamada örnek olarak bir görev veya oyuna baş­lamadan önce kuralların açıklanması için ona soru sorarak, bir problemin çözümü için bir plan üzerinde konuşarak, alternatif problem çözme stratejileri keşfederek ve başla­madan önce hareketin sonuçlarını göz önüne alarak bu dürtülerini yola getirmeyi öğ­renmelerine yardımcı olabilirsiniz.  

5. Anlayarak ve empati kurarak diğerlerini dinlemek; İletişim denilince ilk ak­la gelen konuşmaktır. Ancak iletişim dinleme ile başlar. Başarılı insanlar diğer insan­ları dinlemek için geniş zaman ve enerji harcarlar. Diğer insanların bakış açısını em­patiyle anlamaya çalışırlar. Diğer insanların düşüncelerini açıklayabilmeleri, duygu­ları, hissettiklerinin göstergelerini keşfetmeleri, karşılarındaki insanların kavramları, duyguları ve problemlerini doğru olarak ifade etmeleri vb. için zaman ayırmak dinle­me davranışlarının göstergesidir (Çağdaş ve Seçer, 2006).  

Bazı çocuklar diğerleri ile dalga geçer, güler veya birbirlerinin fikirlerini aşağılar­lar. Bu çocuklar diğer insanların fikirlerini işlemek veya hünerlerini göz önüne alıp bunların üzerine bir şey yapılandırmak için uğraşmazlar. Bu noktada çocuklar büyür­ken yapılan aile toplantıları, sorumluluğun paylaşılması, empati, problem çözme ve anlaşma becerilerini öğrenmeleri için en iyi yoldur. Bu durum sadece aile içinde de­ğil çocuğun çevresindeki insanlara karşı bakış açısını da değiştirmeye başlar. Çocu­ğun diğer insanlarla olumlu iletişim kurmaya başlamasıyla birlikte diğer insanların duyguları ve fikirlerini doğru olarak açıklayabildiği, önemsediği ve anladığı söyle­nebilir. Çocuğunuza “Ağabeyinin düşüncesi…..dir ama annenin fikri……dir” veya “Senin önerini deneyelim ve çalışıp çalışmadığını görelim.” diyebildiğinizde diğer­lerinin duygularını ve fikirlerini anladıklarını ve dinlediklerini bilirsiniz. “…….oldu­ğunda arkadaşın neler düşündü” veya “neden böyle bir şey söylediğini öğrenmek istiyorum” veya “eğer sen Efe olsaydın ne hissederdin/düşünürdün?”gibi sorular sorabilirsiniz (Costa, 2000).  

6. Esnek düşünmek; Başarılı insanlar alternatif bakış açılarını göz önüne alırlar. Bazen çocuklar bir proje veya bir problem çözmenin TEK bir yolu varmış gibi düşü­nerek KENDİ yollarıyla tamamlamayı düşünürler. Çocuklar sadece KENDİ cevapla­rının doğru olduğunu düşünebilirler. Onlar diğer cevapları bulmak için mücadele et­mekten daha çok kendi cevaplarının doğru olup olmadığını bilmekle daha çok ilgile­nirler. Belirsiz durumlardan kaçınır ve hatayı tolere etmekten daha çok kesinliğe ih­tiyaç duyarlar. 

Düşüncelerinde esnek olan çocuklar için diğer insanların bakış açısı veya mantığı­nı anlamak daha kolaydır. Pek çok değişik ve orijinal fikir ve olasılık üretebilir ve ha­reketin iki veya daha çok yönünün sonuçlarını değerlendirebilir. Karar verirken “an­cak”, “bir başka taraftan” veya “bir başka açıdan bakarsak….” ile başlayan cümle­leri sıklıkla kullanabilirler.  

Çocuğunuzla mesleğinizdeki başarınıza esnek düşünmenin nasıl yardımı olduğu­nu ve esnek olmayan diğer insanlarla çalıştığınızda durumları nasıl ele aldığınızı ta­nımlayarak tartışabilirsiniz (Davis & Rimm, 2004).  

7. Onların düşünceleri hakkında düşünmek (metacognition); Başarı kazanan insanlar kendilerinin, kendilerine ait düşüncelerin ve diğer insanlar üzerinde kendi et­kilerinin farkındadırlar. Yaptıkları çalışmada hareketleri ve planlarını değiştirirken ve çalışırken kendi düşüncelerini izlerler. Çoğunlukla çocuklar düşünürlerken kendi dü­şüncelerinin farkında değillerdir. Nadiren kendi düşüncelerinin niteliğini değerlendir­mek veya göstermek için plan yaparlar. “Problemi nasıl çözdün?” veya “karara nasıl vardın?” diye sorduğunuzda “bilmiyorum sadece yaptım” diyebilirler. Problem veya bir görev üzerinde çalışmadan önce, sırasında veya sonrasında kullandıkları adım ve basamakları tanımlayamazlar. Zihinlerinde tuttukları görsel imajları kelimelere dö­nüştüremezler. Çocuklarınız düşünürlerken kafalarından geçen şeyi tanımlayabilirler­se kendi düşüncelerinin daha çok farkına varabilirlerse tanımlayabilirler. Sorulduğun­da bildikleri şeyleri ve ne bilmek istediklerini, hangi bilgilerin eksik olduğunu ve bu verileri oluşturmak için planlarını anlatabilirler. Problem çözmeye başlamadan önce hareket planlarını anlatabilirler. Adımları sıralayabilirler ve bir problem çözme stra­tejisi serisinde nerede olduğunu söyleyebilirler. Bir problem çözümü yolunda üstlen­dikleri kör geçişleri ve patikaları izleyebilirler (Painter, 1996).  

Çocuğunuza karşılaştırma, analiz, öngörü, sınıflama ve sonuç çıkarma gibi dü­şünme kelimelerini” kullanmaları yoluyla yardımcı olabilirsiniz. Bir görev oluştur­madan önce kullanmak için planladıkları düşünme becerileri ve stratejilerini tanımla­maları için onların dikkatini çekebilirsiniz. Bir problem çözümü veya bir proje üzerin­de çalışırken onlara “şuanda stratejinin neresindesin?” “hala ne yapmak için neye ih­tiyacın var?” “aradığın bilgi nedir?” “görev ne zaman tamamlanır?” gibi sorular so­rabilirsiniz, düşündükleri süreçleri açıklamaları için “seninle ne çalışılır?” veya “bir dahaki sefere farklı olarak ne yapacaksın?” gibi sorular sorarak yardımcı olabilirsi­niz (Davis & Rimm, 2004; Costa, 2000).  

8. Kesinlik ve doğruluk için çabalamak; İnsanlar bir ürün ortaya koyarken doğ­ruluk, incelik, sadakat ve nitelik için çaba sarf ederler. Ancak çocuklar, çalışmayı ta­mamlarken sıklıkla bunlara değer vermezler. Bitirmeye odaklandıkları için başarıla­rından dolayı gururlanmaya daha çok vakit ayırıp kararlarını düşünüp taşınmaya ve çalışmalarının doğru gidip gitmediğini kontrol etmeye çok az değer verir gibi görü­nebilirler.  

Çocuğunuzun ev ödevlerini ve testlerini gözden geçirmek için zaman ayırarak ço­cuğunuzun gelişen isteklerini gözlemleyebilirsiniz. Böylelikle dayandığı kuralları, iz­lediği vizyonu, modelleri bitirmiş olduğu ürün ile birebir eşleştirdiğinizde yaptıklarını doğrulamak için kullandığı ölçütlere geri dönmek zorunda kalır. Çalışmasından önce­likle kendisi gurur duyar ve görevi tamamlamada “elinden gelenin en azını yapmak” için çalışmaz. Çalışma standartlarını oluştururken onunla tartışarak ve rehberlik ede­rek yardımcı olabilirsiniz. Örneğin; “Odanı temizlemekle gerçekten mükemmel bir iş yapmış olsaydın nasıl görünürdü?” Çocuklarınızın kağıt ve ev ödevlerini onlar için kontrol ederken hızlı olmak yerine ona “bu sayfada üç hatan var. Onları bul” gibi yaklaşımlar işinizi kolaylaştıracaktır (Costa, 2000).  

9. Sorgulamak ve problem oluşturmak; İnsanlar ve diğer hayat formları arasın­daki en ayırıcı özelliklerden biri çözmek için problemler BULMA yeteneği ve eği­limidir. Çocuklar çoğunlukla problem çözmek, cevapları bulmak ve onlar hakkında soru sormak için diğerlerine bağımlıdır. Bilgisizliklerinin ortaya çıkması korkusuyla soru sorma konusunda isteksizdirler.  

Çocuklarınızın düşünme becerilerini geliştirmek için doğru soru sorma, problem oluşturma, problem bulma ve farklı çözümler üretmeleri konusunda onları yönlendir­meniz gerekir. Dahası çocuğun sorduğu soru tipleri giderek değişmeli ve daha karma­şık ve derinlik içerir hale gelmelidir. Bir çocuğa diğer bir kişinin yaptığı araştırma­nın sonuçları ve tahminlerini destekleyen veriler gerekebilir. Buna benzer çalışma­lar yaptıkça çocukların “ne gibi ipuçları var?” veya “bunun doğru olduğunu nere­den biliyorsun?”, “eğer bu doğruysa… olsa ne olabilirdi?” “eğer…. olsa” gibi hi­potetik soruları artan bir şekilde sormaya başladıklarını duyabilirsiniz (Dağlıoğlu ve Çakır, 2007).  

Çocuklardan çevresindeki olgu ve zıtlıkları tanımaları, farkına varmaları ve bunla­rın nedenlerine ilişkin soru sormaları istenebilir. Örneğin; “kedi neden m ı r l a r ? ” , “kuşlar ne kadar yüksekten uçarlar?”, “kafanın üstündeki saçlar neden bu kadar hız­lı ama omuzlarımdaki ne kadar yavaş uzuyor?” veya “savaştan başka uluslararası anlaşmazlıklara bazı alternatif çözümler nelerdir?”gibi sorular yöneltilebilir (Davis & Rimm, 2004). 

10. Yeni durumlara eski bilgileri uygulamak; Öğrenmenin esas amacı birinin de­neyimlerinden fayda sağlamaktır. Başarı kazanmak için insanlar problemlerle veya yeni karmaşık durumlarla karşılaştıklarında kendi kendilerine sordukları ilk şeyler­den birkaçı “bunun hakkında şuanda ne biliyorum?” “bunun gibi bir problemle daha önce karşılaştım mı?” veya “bu yeni mücadele için uygulanabilir geçmişte bana han­gi stratejiler yardımcı olmuştu?” gibi sorulardır.  

Çocuklar her yeni göreve çoğunlukla ilk kez yapıyormuş gibi başlarlar. Ebeveyn­ler çocuklarına bir şeyleri hatırlatırken ve önceden benzer durumlarla ilgili yaşanan bazı olaylara dikkatlerini çekerken çoğunlukla cesaretlerinin kırılmaya başladığı gö­rülür. Son zamanlarda benzer tipte bir görev yapmış olmalarına rağmen daha önce hiç duymamışlar gibi görünebilirler. Bu durumda her bir deneyim onlar için sanki ayrı bir olaydır. Öncesinden veya sonrasından gelen herhangi bir şeyle hiçbir ilgisi­ni kuramaz. Çocuklar, “bu bana …….. hatırlatıyor?” veya “ben ……..de işte tam bu zamandı” dediklerini duyduğunuzda bu yeteneğin gelişmeye başladığı söylenebilir. Yaptıklarını önceki deneyimleriyle ilişkilendirmeye başladıklarında üzerinde çalıştık­ları şeyi açıklamaya başlarlar. Çocukluğunuzu fırsatlar, problemler veya evdeki tartış­malar arasında okuldan öğrendiklerini kullandığını gözlemlediğinizde onun yeni be­ceriler kazandığını ve uygulamaya başladığını bilirsiniz. Örneğin; okulda artan ilgi­sini, zamanı ve parayı kullanmasında daha planlı olduğunu, kendisine ait olan şeyler ve odasını daha iyi düzenlediğini veya yeni projeler üzerinde araştırma yapmak için kaynaklar ve daha önceden öğrenilmiş beceri kullanma konusunda daha becerikli ol­duğunu görebilirsiniz. Bir görev tamamlandığında gelecekte bilgilerini uygulamasını çocuğunuzdan isteyin. “Eğer yeni bir …….. tasarlasan neye benzerdi?” “…..bu bilgi­yi başka nerelerde kullanabilirsin?” “Diğer hangi başka durumlara bunu uygulaya­bilirsin?” gibi sorular size yardımcı olacaktır (Costa, 2000).  

11. Bütün duyularını içeren veri toplamak; Bütün bilgiler gözler, kulaklar, deri, burun ve dil duyu yollarından beyine gider. Başarılı insanlar bir şeyleri öğrenmeyi ve bilmeyi, güçlü duygular yoluyla algılar, bireylerin bazı kişisel yollarla bunu deneyim­lemeleri gerekir. Duyu yolları açık, hazır ve hassas olduğunda çevrelerinden çok daha fazla bilgi alırlar, bu duyu yolları engellendiğinde duyu uyarımlarından muaf ve ha­bersiz kalırlar. 

Çevrelerindeki çeşitli objeleri dinlemeleri, koklamaları ve dokunmaları için b ü ­tün duyularını kullandıklarını gözlemleyebilirisiniz. Çocuklara bir hikȃye yada te­kerleme söylendiğinde tekrar tekrar okumanız için size ısrar ettiklerini görebilirsi­niz. Duyularını kullanmaları konusunda beceri kazandıkça “bakabilir miyim?” “ba­kabilir miyim?”, “onu hissetmek istiyorum” “onu denemek istiyorum” “onu tutabi­lir miyim?” gibi soruları sorduklarını duyabilirsiniz (Alisinanoğlu ve ark. 2007; Da­vis &Rimm, 2004).  

12. Yaratıcı olmak; “Çizemiyorum”, “sanatta hiçbir zaman çok iyi değildim.” “bir nota bile söyleyemem”. Bazı insanlar yaratıcı bireylerin böyle doğduklarına ina­nırlar, yaratıcılık onların genlerinde ve kromozomlarındadır. Giderek artan bir şekil­de bu kapasite geliştirilirse bütün insanların hikaye yaratma, orijinal, zeki veya sami­mi ürünler ve teknikler, çözümler üretme kapasitesi olduğunu anlar hale gelebilirler.  

Başarılı insanlar bilinçli olarak yaratıcıdırlar. Problem çözmelerini farklı bir ş e ­kilde bakmaya çalışırlar, pek çok açıdan alternatif olasılıkları inceler. Analojileri kul­lanarak farklı roller içinde kendilerini ileri doğru itmeye eğilimlidir, bir görüşle baş­lar ve geriye doğru çalışır, göz önüne alınan objeleri hayal ederler. Yaratıcı insanlar risk alırlar. “Yeteneklerinin kıyısında yaşarlar”, sınırlarını test ederler. Yaratıcı insan­lar eleştiriye açıktırlar ve ürünlerini diğerlerine göstererek diğerlerinin görüşlerini alır ve aldıkları geribildirime göre araştırmalarına devam ederler. Daha geniş akıcılık, ih­timam, yenilik, mükemmellik, güzellik, uyum ve denge için sürekli çabalarlar (Costa, 2000; Gönen, 2006).  

Çocuklar çoğunlukla yaratıcı potansiyellerini harekete geçirebilmek için yardı­ma ihtiyaç duyarlar. Beyin fırtınası, zihin haritası ve metaforik düşünme gibi teknik­ler düşüncelerini genişletmeye ve çözmeye yardımcı olur. İki veya daha çok birbiri­ne benzemeyen obje arasındaki gizli ilişkiler ve bağlantılarını bulmak için çocuğunu­za soru sorabilirsiniz. “Bir kuş tüyü için ne tip yerçekimi şekilleri nelerdir?” kendinize ait bir bitki yaratın ve yaşayabileceği bir çevre oluşturabilirsiniz. “Düz bir lastik ol­saydın nasıl hissederdi?” “Hangisi kıvırcık, kereviz sapı ve sarıdır?” “Evimizin içeri­sinde hangisi en mutlu odadır? Neden?” Okulda hazırladığı proje raporları veya var olan bilgileri için alternatif yollar kullanma ve bulmada müziği, videoyu veya dansı işe koşmasına yardımcı olabilirsiniz (Alisinanoğlu ve ark., 2007; Costa, 2000).  

Son olarak çocukların içlerindeki olağanüstü potansiyeli ortaya çıkarabilmeleri için öğrenmenin en temel formu olan taklit etme ve benzememeye çalışmadan da yararlanmak gerekir. Özellikle bu konuda ebeveynler çocuklarının nasıl bir insan olmasını istiyorsa önce kendileri iyi bir model oluşturmalıdırlar. Çocuklardan ebe­veyn olarak sizin yapmadığınız bir davranış, tutum veya beceriyi ondan yapmasını beklemenin size karşı olan güven, sevgi ve saygısını zedeleyeceğini hesaba katmak gerekir. Aynı zamanda erken çocukluk, özdeşim kurma dönemi olduğu için çocuğun kendi cinsinden olan ebeveynini model alma fırsatı elinden alınmış olur.  

H. Elif DAĞLIOĞLU, Meral ALEMDAR: ÜSTÜN YETENEKLİ BİR ÇOCUĞUN EBEVEYNİ OLMAK, Gazi Üniversitesi,Gazi Eğitim Fakültesi,İlköğretim Bölümü, Ankara

 

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile

   
© ustunyetenekliyiz.biz