004.jpg
   
005.jpg
   
003.jpg
   

Üstün Yetenekli Okul Öncesi Çocuklar

Kullanıcı Oyu:  / 0
En KötüEn İyi 
Ayrıntılar

Üstün yetenekliler arasında daha dikkatli incelenmesi gereken iki grup vardır. Bunlar bir yandan,

- Çoğunlukla tavır ve davranışları ile olumsuz bir şekilde dikkat çekmeye çalışırlar

- Belirgin bir şekilde hak iddia ettikleri ilgiyi uyandırmaya çalışırlar

- Çoğunlukla erkek çocuklardır. 

Diğer yanda ise,

- Çoğunlukla uslu ve uyumlu

- Dikkat çekmemeye çalışan

- Çoğunlukla kız çocuklardır.

Gözden kaçırılmaması gereken nokta, her iki grubun da aslında özel bir ilgiye ve kendilerine uygun ortamda uygun davranışlar ile doğru şekilde desteklenmeye ihtiyaçları vardır.

Bu grupları bazı örneklerle tanıyalım:

Julian:

“Julian, anaokulunda dikkat çeken çok aktif bir çocuktur. Sıklıkla terbiyesizleşir, yaramazlık yapar ve sabırsızdır, çünkü her seferinde diğerlerini beklemek durumundadır. Agresiftir ve kavgacıdır. Bazen mesafeli ve gözlemci olur ve kendisini faaliyetlerden dışlar. Sınıfta şaklabanlık yapar, bu şekilde diğerlerinin dikkatini dağıtır ve normal bir çalışma ortamının oluşmasını olanaksız hale getirir. Diğer arkadaşları genelde onunla birlikte olmak istemezler. Onların dikkatlerini çekmek ve takdir görmek için kendini tehlikeye atar. Kendisinden beklenen çalışmaları ya hiç yapmaz, ya da yarıda bırakır.”

Öncelikle durumu analiz etmek gerekir: Julian hangi durumlarda dikkat çekiyor?

Etrafında belirli kişiler olduğunda mı?

Çok disiplinli veya kontrollü olması gereken durumlarda mı?

Uyması gereken kısıtlayıcı çerçeve ortadan kalktığında mı (örn. spor salonunda veya dışarıda)?

Farklılığı sadece yaşıtları arasında mı dikkat çekiyor, başka bir grupta olsa da yine dikkat çeker mi?

Julian neden dikkat çekiyor?

Julian, motor fonksiyonları olarak yaşıtlarının gerisinde olsa da, zihinsel gelişim açısından onlardan çok ileri. Yaşıtlarının oyunları ve ilgi alanları onu sıkıyor. Kendini onların yerine koyamıyor ve onların neden kendisi gibi olmadıklarını anlamıyor. Üstün yetenekli çocukları birçoğu gibi, kendi farklılığı ile nasıl başa çıkacağını bilmiyor. Yaşıtlarından farklı düşündüğünü, farklı reaksiyon gösterdiğini ve farklı ilgi alanları olduğunu hissediyor. Belki de bu farklılığı ile suçlanıyor, anlaşılmıyor, bazı şeyleri kasten yaptığı düşünülüyor. Julian’ın anlaşıldığını ve kabul gördüğünü hissetmeye ihtiyacı var. Böylece farklı rollere bürünmeyi bırakabilir ve güçlü yönlerine odaklanabilir

Rebecca:

“Mayıs:

Rebecca sonbaharda 6 yaşında olacak. Anlaşıldığı kadarıyla anaokuluna isteyerek gidiyor. Hiçbir zaman üstünü başını kirletmiyor, kavga etmiyor ve genelde dikkat çekmeyen, uyumlu bir çocuk. Çoğunlukla okuma ve uzanma köşesinde oturuyor ve kitaplara bakıyor. Diğer çocuklar yanına geldiğinde, onlara sanki ezberlemiş gibi kitaplardaki hikayeleri anlatıyor. O zaman diğer çocuklar da kitaplar alıyorlar ve resimlerine bakarak hikayeler anlatıyorlar. Rebecca kolay bir çocuk ve ekstradan iş çıkartmıyor. Anaokulu öğretmenleri, Rebecca’nın çok utangaç olduğunu ve okulda zorlanacağını düşündükleri için henüz okula verilmemesini öneriyorlar. Rebecca’nın sınıf içerisinde bir gözlemci gibi davranmasını, bilinmeyene karşı korku olarak yorumluyorlar ve ailesine Rebecca’yı bir yıl daha anaokulunun korumasında tutmalarını öneriyorlar.

Kasım:

Diğer çocuklar okula başladıkları için, şu anda Rebecca anaokulunun en büyüklerinden biri. Rebecca artık okuma köşesinde diğer çocuklara kitap okumaktan hoşlanmıyor, çünkü diğer çocuklar onun sadece hikaye anlattığını ve okumadığını düşünüyorlar. Diğer çocuklar onu anlamayacakları için, okuma bildiğini söylemek istemiyor. Bir keresinde okuma bildiğini öğretmenlerinden birine söylemişti. O buna inanmamış ve Rebecca ona bir şeyler okuduğunda ise kızmış ve anne babasının ona okumayı öğretmelerinin iyi bir şey olamadığını söylemişti. Oysaki Rebecca bunu kendi kendine öğrenmişti ve başarısının takdir görmemesinden dolayı hayal kırıklığı yaşamıştı.

Artık onu anlayan sınıf arkadaşları olmadığından sıklıkla hastalanıyor. Baş ağrısı veya karın ağrısı yüzünden evde kalıyor, annesiyle keyifli bir gün geçiriyor ve hasta olduğu için bazen annesi ona çocuk dergisi alıyor. O da bütün gününü okumak, puzzle yapmak ve televizyon seyretmekle geçiriyor. Öğretmenlerinin bilinmeyene karşı duyulan korku ve sığınma ihtiyacı olarak yorumladıkları şey, Rebecca için belirgin bir denge ihtiyacı ve bilinmeyen okul kavramından çekingenlik. Anaokulunda birçok sefer yeni şeyler öğrenmeye çalışmış, fakat yetişkinler tarafından o kadar çok engellenmiş ve talepleri okul zamanına ertelenmiş ki, artık ihtiyaçlarını söylemeye cesaret edemiyor. Onun yerine kabuğuna çekiliyor ve kendi hayal dünyasına sığınıyor.”

Rebecca, yapabildiklerini açıkça göstermekten çekiniyor, çünkü birçok sefer bu nedenle geri çevrildi. Hiçbir şey göstermediği için de öğretmenleri onun bir yıl daha anaokulunda kalmasını öneriyorlar. Aile de tecrübeli öğretmenlere güvenip, onların önerisi doğrultusunda karar veriyor. Yeniye karşı duyulan korku, Rebecca’nın mükemmeliyetçilik beklentisinden, yani yapmaya başladığı her şeyi mükemmel yapma isteğinden kaynaklanıyor. Bu nedenle çok iyi yapabileceği halde yeni şeyler yapmaktan çekiniyor. İlkokulda yapıldığı gibi, yeni konulara yavaş ve dikkatli bir şekilde yaklaşmak, Rebecca’nın yapabilirliğini kendisinin de görmesini sağlayabilirdi. Rebecca anlaşılmadığını hissettiğinde, çareyi bahaneler ve psikosomatik hastalıklara kaçmakta arıyor. Böylece gününü artık anaokulunda bulamadığı ilginç yeniliklerle zenginleştirebiliyor. Ailenin talep etmesi durumunda, Rebecca’nın anaokuluna gitmediği sabit bir gün konusunda mutabakat sağlanabilirdi. Bu da, herkesin uyması gereken bir kural olurdu. Fakat aile, düzensiz bir şekilde anaokuluna gitmeme isteğine uygun cevap verdiği sürece, yakında gitmediği gün sayısı gittiği gün sayısından fazla olacaktır.

Linda:

“Anaokulu bir gezi yapacağı zaman, Linda genelde diğer çocukların giyinmelerine ve ayakkabılarını bağlamalarına yardımcı olur. Sınıfına çok iyi entegre olmuş ve en iyi arkadaşı Katja ile çok oyun oynuyor. Sürekli öğretmenlerinin yakınında bulunuyor, mutfakta yardım ediyor, diğer çocukları gözetiyor, sporda onlara yardım ediyor ve grup oyunlarında genelde grubu sürükleyen kişi oluyor. Linda, yaşını okullar açıldıktan sonra dolduracağı için, isterse bu yıl okula gitmeyebilir. Öğretmenler, Linda’nın ne kadar uyanık bir çocuk olduğunu fark ediyorlar. Bu nedenle aileye verdikleri tavsiye, Linda’nın yeteneklerini bir yıl daha anaokulunda harcamayıp, altıncı doğum gününden kısa süre önce okula başlatılması oluyor. Verdikleri diğer tavsiye de, diğer üstün yetenekli çocukların aileleriyle bir araya gelebilecekleri gruplar bulmak ve tecrübelerinden faydalanmak oluyor. Ancak aile, Linda evde çok zor bir çocuk olduğu için, bu tavsiyeye uymak istemiyorlar. Evde sürekli soru soruyor, cevap alamadığında ve aile onunla ilgilenmediğinde çekilmez oluyor. Aile Linda’nın okul için yeterli olgunlukta olmadığını düşünüyor ve okula erken başlaması için bir neden görmüyor. Linda evde çok talepkar, anaokulunda ise sakin ve dengelidir. Bu nedenle ailesi onun bir yıl daha anaokuluna gitmesini gelişimi açısından gerekli görüyor.”

Linda, dikkat çekmemek için ortama uyum gösteren tipik bir üstün yetenekli kız çocuğu. Çevresi tarafından sevilmek ve kabul görmek istiyor ve en iyi arkadaşından ayrılmak istemiyor. Öğretmenlerini de çok seviyor ve sürekli onlara yakın olmak istiyor. Evde ise dikkat çekmek istiyor, çünkü sıkılıyor. Anaokulunda zihinsel talepleri karşılanmasa bile, sosyal yeteneklerini geliştiriyor, grup tarafından seviliyor ve ona sığınıyor. Okula gitmiş olsa da hızla kendisine bir yer edinecek, en iyi arkadaşı ile de okuldan sonra bir araya gelmesi mümkün olabilecektir.

Rafael:

“Rafael’in oldukça gelişmiş bir adalet duygusu var. Anaokulunda bir çocuğa haksızlık edildiğinde veya kendisi haksız yere cezalandırıldığında, ya ağlamaya başlıyor, ya da adalet konusunda tartışmaya girerek düzeni sağlamaya çalışıyor. Bazen öğretmenleri bu davranışını yasaklıyorlar, çünkü tartışmaları ile diğer çocukların kapasitesini fazla zorluyor ve diğer çocuklara kural koyma şeklindeki tarzı ile ukala ve kaba oluyor. Rafael’in bir resim yapması istendiğinde, saatlerce bu işin içerisinde kaybolabiliyor, fakat bir hata yaptığında çok mutsuz ve sinirli oluyor. Zevk aldığı konularda büyük bir dikkatle çalışıyor, sevmediği konuları ise baştan savma ve dikkatiz bir şekilde yapıyor. Gösterdiği disiplin, yaptığı işten aldığı zevk ile çok doğru orantılı.“

Abartı bir adalet duygusuna sahip olmak, üstün yetenekli çocuklarda sıklıkla rastlanılan bir durum. Bir yandan, yaşlarına göre daha olgundurlar ve ilişkili durumları daha iyi görebilirler. Diğer taraftan kurallar manzumesine fazlasıyla bağlıdırlar ve esneklik göstermeleri çok zordur. Ve her seferinde çocuğun gerçek yaşı dikkate alınmalıdır. Çocuklar bazen bazı şeyleri hisleriyle yargılayarak adaletsiz diye değerlendirirler ve bunu için ciddi bir şekilde ele alındığında kolaylıkla çürütülebilen çocukça nedenler öne sürebilirler.

Rafael’de gözlemlenebilen önemli şeylerden bir tanesi, sadece yapmak istediği konulara konsantre olabilmesidir ki, bu durum üstün yetenekli çocuklar için tipik bir özelliktir. İlgilerini çekmeyen konulara konsantre olamazlar. Ancak peşin hükümlü olmak tehlikelidir; dikkat bozukluğu hastalığı olabilir.

Rafael’in mükemmeliyetçiliği de onu frenlemektedir. Yapabileceğinden kesinlikle emin olmadığı konulara başlamıyor bile, çünkü kendi mükemmeliyetçilik anlayışı için sadece mükemmel bir sonuç kabul edilebilir bir sonuçtur.

Tanja:

“Tanja evinde olağanüstü keyifli, çekingen bir kızdır. Abisi Patrick, üstün yetenekli olduğundan önemli ölçüde destek görmekte, çok sayıda kursa gitmekte ve okuldaki birçok çalışma grubuna katılmaktadır. Ailesi Patrick’i yarışmalara girmek konusunda teşvik ediyor, bilgisayar konusunda destekliyor ve çok sayıda dergi alıyor. Tanja abisinin bu desteği sürekli talep etmesini ve almasını, kendisinin ise bazı organizasyonlara zorla götürülmesi ve abisinin gölgesinde kalmasını çoğunlukla adil bulmuyor. Tanja sürekli olarak ailesinin yakınlığını arıyor, annesi onu anaokuluna bırakmak istediğinde ağlıyor, misafir geldiğinde veya misafirliğe gittiklerinde annesinin kucağında oturmayı seviyor. Tanja korunmaya muhtaç ve güvensiz bir izlenim uyandırıyor. Aile, Tanja’in bir yıl daha anaokuluna gitmesinin daha iyi olacağını düşünüyor. Bir gün, anaokulundaki öğretmenler, Tanja’in ısrarla okula gitmesi gerektiğini önermek için aileyi okula davet ediyorlar. Tanja’nın anaokulunda lider olduğunu, ortalığı karıştıranın ve son sözü söyleyenin hep kendisi olmak istediğini söylüyorlar. Çevredeki tüm çocuklar, Tanja’nın emirlerine itaat ediyorlar. Tanja, verilen ödevleri veya görevleri kendisi kadar iyi yapamayan çocuklara karşı çok kızgın ve sabırsız oluyor.”

Tanja da çok uyumlu bir kız çocuğu. Henüz kimsenin egemenliğine girmemiş alanlarda söz sahibi oluyor. Evde sözü geçen abisi Patrick olduğunda, Tanja'da korunması gereken küçük kızı oynuyor. Anaokulunda liderlik pozisyonu açık olduğu için, bu rolü üsteniyor. Tanja bu şekilde ihtiyaç duyduğu ilgi ve dikkati toplamayı başarıyor. Okula verilmesi, onun durumunda büyük olasılıkla daha doğru karar olacaktır, böylece daha fazla zorlanacak ve okulda farklı rollere bürünmek yerine kendisi olabilme imkanı olacaktır.

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile

   
© ustunyetenekliyiz.biz