Deprecated: iconv_set_encoding(): Use of iconv.internal_encoding is deprecated in /home/ustunyet/public_html/libraries/joomla/string/string.php on line 28

Deprecated: iconv_set_encoding(): Use of iconv.input_encoding is deprecated in /home/ustunyet/public_html/libraries/joomla/string/string.php on line 29

Deprecated: iconv_set_encoding(): Use of iconv.output_encoding is deprecated in /home/ustunyet/public_html/libraries/joomla/string/string.php on line 30
4. Sebep ve Çözüm
001.jpg
   
005.jpg
   
007.jpg
   

4. Sebep ve Çözüm

Kullanıcı Oyu:  / 0
En KötüEn İyi 
Ayrıntılar

Aşağıdaki bölümde, sıkça tekrarlanan gözlemlerim farklı bakış açılarıyla özetlenecektir; bu gözlemler, muhtelif danışma ve terapi seanslarında ve aileler ve üstün yetenekli çocuklarla temasta olan farklı meslek gruplarına yönelik olarak gerçekleştirilen seminerlerde yapılmıştır. Eksiksiz olduğu iddiasında değilim, ancak üstün yetenekli çocukların ve onlarla temasta bulunan yakın çevrelerinin yaşadıkları sorunların yansımasındaki çeşitlilik dikkat çekicidir. 

Üstün yetenekli çocukların potansiyelleri birçok durumda ancak yaşanan sorunlardan sonra anlaşılabilmektedir; bir arada ve genelde aşırı yüklenme sonucu ortaya çıkan bir dizi belirti, bu çocuklarda yetersiz zorlanma neticesinde görülür ve uygun bir çözüme kavuşturulmalıdır.  

Ailelerin endişeleri çoğunlukla okul yıllarına ilişkin ortaya çıktığından, bu bölüm bu döneme yoğunlaşacaktır. Fakat konunun bütünlüğü, anaokulu yıllarını da kapsama almayı gerektirmektedir. 

4.1. Yardım Almaya İten ve Terapiye Başlamaya Yol Açan Durumlar  

Destek ve yardım arama yolunda adım atanlar, çoğunlukla üstün yetenekli çocuğun ailesidir. Bu konuda onları yönlendirenler de büyük çoğunlukta doktorlar, giderek artan oranda da öğretmenler ve anaokulu öğretmenleridir. 

Buna sebep olan, çocuğun içinde bulunduğu çevre içerisindeki davranışı ve genel halinde dikkat çekici ve rahatsız edici değişimlerdir.  

Aileler, evdeki ortamda çocuğun sürekli veya belirgin bazı olumsuz davranışlarına şahit olmuşlardı: genel tavrında çabuk sinirlenme ve genel isteksizlik ve hatta yaşam sevincinin tümden yitirilmesi, yalnız kalma korkusu, aşırı saldırganlık ve hatta tümden bloke etme gibi davranış bozuklukları görülüyordu. Okula gitme konusunda isteksizlik ve hatta okul korkusu başlamış ve gittikçe artmaktaydı. Evde sürekli bir kavga hali oluşmuştu. Çocuklarda sıklıkla uyku problemleri, baş veya karın ağrısı, ishal ve sürekli durgunluk gibi psikosomatik problemler oluşmaya başlamıştı. Bazı durumlarda tikler, yatağı ıslatma veya tırnak yeme ortaya çıkmış veya çocuklarda okul döneminde migren görülmeye başlamıştı.  

Aileler, çocuklarının gittikçe daha fazla izole edilmelerinden endişe ediyorlardı, çünkü hiç veya az arkadaşı vardı ve diğer çocuklar tarafından taciz ediliyordu veya aile ile çocuk arasına sürekli bir gerilim ortamı oluşmuştu ve günlük faaliyetler dahi bir çatışma olmaksızın gerçekleştirilemiyordu. Özellikle çocuklardaki depresif haller ve hayattan bıkma belirtileri (“Artık yaşamak istemiyorum.”) ailelere korku salıyordu.  

Neredeyse tüm çocuklarda uzun süredir okul problemleri vardı, derslerin çok yavaş ilerlemesinden dolayı hayal kırıklığı yaşıyorlar, yapılan tekrarlardan şikâyet ediyorlardı ve öğrenmiyorlardı; aileler okulun çocuk hakkındaki şikâyetlerine maruz kalıyorlardı, çocuk aktif olarak dersi bozuyor, sınıfın şaklabanlığını yapıyor veya sınıf arkadaşlarına karşı saldırgan bir tutum takınıyordu. Veya çocuk kendini geri çekiyor ve reddedici bir tavır takınıyor, baskı ve önerilere cevap vermez hale geliyordu. Veya okul başarısı belirgin ölçüde düşmüş veya tümden başarı göstermeyi reddeder hale gelmişti ve sınıfta kalma hatta okuldan atılma tehlikesi baş göstermişti. Okul stresi tüm aileyi ve çocuğun tüm diğer yaşam alanlarını olumsuz olarak etkiler hale geliyordu.  

Okul başarısının düşmesi ve davranış bozuklukları, çocuğun öğrenme bozukluğu çeken çocuklara benzer incelemeye alınmasına, eğitim danışma merkezlerine veya çocuk psikiyatrisine gönderilmesine yol açmış, burada yapılan incelemelerde çocuğun üstün zekası ilk defa belirlenmiş ve aileler bu konuda özel yardım almaları konusunda yönlendirilmişti.  

Veya çocukta hiperaktivite ile bağlantılı veya bağlantısız olarak dikkat bozukluğu sendromu olduğundan şüphelenilmiş, bu şüphe tıbbi incelemelerde teyit edilmemiş ve bu nedenle çocuğun motorik huzursuzluğu veya dikkatsizliğinin yetersiz zihinsel zorlanma ile ilişkili olabileceği nedeniyle yardım aranmıştı.  

Aileler geriye baktıklarında çocuktaki değişimleri çoğunlukla uzun bir süredir gözlemliyorlardı. Bazı durumlarda aileler çocuklarının davranışlarının normal olup olmadığını ve çocuğun gelişimini nasıl destekleyebileceklerini öğrenmek istiyorlardı. Fakat çoğu durumda çocuğun endişe verici tutumu veya çoğunlukla okula ilişkili sorunları neticesinde dışarıdan yardım almaya karar veriyorlardı.

Yorum ekle


   
© ustunyetenekliyiz.biz