Deprecated: iconv_set_encoding(): Use of iconv.internal_encoding is deprecated in /home/ustunyet/public_html/libraries/joomla/string/string.php on line 28

Deprecated: iconv_set_encoding(): Use of iconv.input_encoding is deprecated in /home/ustunyet/public_html/libraries/joomla/string/string.php on line 29

Deprecated: iconv_set_encoding(): Use of iconv.output_encoding is deprecated in /home/ustunyet/public_html/libraries/joomla/string/string.php on line 30
5. Önlemler
004.jpg
   
002.jpg
   
007.jpg
   

5. Önlemler

Kullanıcı Oyu:  / 0
En KötüEn İyi 
Ayrıntılar

Önlem almak, iyileştirmekten daha iyidir. Üstün yeteneklilik bir hastalık değildir; fakat üstün yetenekli çocukları hasta eden çevresel etkenlere karşı önlem almak yine de gereklidir. Özellikle okul ve aile ortamının oluşturduğu gerilim ve çatışma alanlarının etkileşimleri konusunda bazı sorular hala tam olarak yanıtlanamasa da, çocukların yaşam alanlarında yaşadıkları engelleyici koşulları azaltmaya yönelik olası yaklaşımlar, yukarıda anlatılanlara dayanarak oluşturulabilir. 

 Gerekli olan tek şey, toplumun daha iyi ve daha doğru bilgilendirilmesi ve açık olmasıdır. 

Çocukların gelişimi konularında görev alan mesleklerde, üstün yetenekli çocuklar ile ilgili bilgilendirme, üstün yetenekliliğin kendini gösterme şekli ve üstün yetenekli çocuklara yaklaşma kalıpları şeklinde eğitimler, mesleki eğitimlerine dahil edilmelidir.  

Çocukların yaşı için olağan olmayan yeteneklerinin ve gelişim ihtiyaçlarının anlaşılması, buna değer verilmesi ve sağlıklı bir şekilde gelişmelerinin sağlanması için, özellikle tıp ve pedagoji alanında mevcut olan olanaklar bugüne oranla daha fazla kullanılmalıdır. 

Tıbbi alanda bu olanaklar, erken tanı ve okul hekimliğidir. Bu muayenelerde, çocuğun üstün yetenekliliğine ve gelişiminin kısıtlanmasına ilişkin emareler dikkatle incelenirse, çocuk doktoru ile yapılan görüşmelerde karşılaşılan anlayış ve tavsiyelerle, üstün yetenekli çocuklarını standardize etme yaklaşımıyla aileler üzerinde oluşan baskı hafifletilebilir ve çocuklarının yaşlarına uygun olmayan gelişim ihtiyaçlarını da kabullenebilir ve destekleyebilirler. Erken yaşta okula başlatma önerileri birçok durumda yardımcı olacaktır ve böylece çocuğun okul çağı öğrenme isteklerine paralel olarak daha erken başlayabilir. 

Çocukların yaşıtlarıyla genelde ilk defa bir araya geldiği çocuk yuvalarındaki eğitmenler, üstün yetenekli çocukların yaşıtlarından farklı gelişim ihtiyaçlarını anlayabilir ve onların dışlanmalarına önlem alabilirler. İzin veren ve kabullenen bir ortamda çocukların özgüvenleri geliştirilebilir ve gözlemleriyle ailelere çok önemli bilgiler verebilirler.  

Kurumlardaki görevliler ve danışmanların üstün yeteneklilik konusunda daha fazla bilgilendirilmeleri gerekir. Böylece bir çocuğun gelişim bozukluğu olması durumunda, bunun nedenleri arasında ortamın süregelen standardize edici kısıtlamalarının ve yetersiz gelişim imkanlarının da olabileceği düşünülebilir. Onlar bozuklukları doğru değerlendirebilmeli ve çocuklara ve ailelerine doğru desteği sağlayabilmelidirler.  

Anahtar rolü oynayan kurumların başında eğitim kurumları ve burada görev alan öğretmenler gelir. Onların davranışları, okul ve okuldaki öğrenme ile ilgili olarak çocukların sadece ilkokul yıllarındaki tutumunu değil, çocukluk, ergenlik ve gençlik yıllarındaki tutumunu da etkileyecektir. Gelişim dönemlerine ilişkin olgunlaşma süreçleri, buna karşıt etki gösteren veya onu felce uğratan okul sistematiği ile engellenmemelidir. Yetersiz zorlanmadan kaynaklanan duygusal stres faktörlerine ilişkin araştırmalar, okullar tarafından da dikkate alınmalıdır. Üstün yetenekli çocuklar ve teşvik olanakları hakkında bilgiler, halen olduğu gibi tesadüflere bırakılmamalıdır. Böylece sınıf ortamındaki grup psikolojisinin etkileri de dahil olmak üzere daha fazla çocuğu demotive edici ve özdeğerlerini yitirici tecrübelerden ve gelişmelerden korumak mümkün olacaktır. Çekingen ve düşmanca öğretmen tavırları uygun meslek içi eğitimlerle ortadan kaldırılmalı ve böylece mevcut problemlere yeni çözüm yollarının bulunabilmesine imkan sağlanmalıdır. Şayet problemlerin oluşmasına önceden belirlenmiş olan yapının ve sosyal ortamın kendisi neden oluyorsa, toplum ve okuldaki hasta edici koşulların sorumluluğu delege edilmemeli ve bireyselleştirilmemelidir. Öğretmenler, çocuklar ve aileler için yetkin danışmanlık hizmeti okul sistemi içerisinde sağlanabilmelidir.  

Olağandışı yetenekleri olan çocukları olağandışı yollarla desteklemek konusunda daha cesur olmak, öğrenmekten duyulan mutluğu korumayı ve okulu kişilik ve sosyal anlamda destekleyici bir tecrübe olarak algılamayı sağlayacaktır. 

“Evet” dedi Bayan Honey (Matilda’nın öğretmeni), “benimki sadece bir tahmin, fakat ne düşündüğümü sana söyleyeyim. Sen benim sınıfımda olduğun sürece yapacak hiçbir şeyin yoktu, hiçbir şey için çaba göstermek durumunda kalmadın. Aklın bu arada can sıkıntısından deliye döndü. Kafanın içerisinde fırtınalar kopuyor olmalıydı ve zaman içerisinde amacı ve hedefi olmayan o kadar büyük enerjiler biriktirdin ki. Bir şekilde bunları gözlerine yansıtmayı ve bunlarla eşyaları yerinden oynatmayı başarmış olmalısın. Fakat şimdi işler değişti. En üst sınıftasın ve senin iki katın yaşındaki çocuklarla baş etmek zorundasın. Yani tüm enerjine okulun için ihtiyacın var. Aklın ilk defa gerektiği gibi zorlanacak, çaba göstermek durumunda kalacak ve canlanacak ve bu harika bir şey.” (Roald Dahl, Matilda, Roman)

Yorum ekle


   
© ustunyetenekliyiz.biz