001.jpg
   
002.jpg
   
006.jpg
   

2.2. Özel Yetenekler ve Normal Gelişim İhtiyacı

Kullanıcı Oyu:  / 0
En KötüEn İyi 
Ayrıntılar

“Öğrenmemiz gereken şey o kadar zor ve bir o kadar da basit ve barizdir ki: Farklı olmak normaldir.” Richard von Weizäcker, Eski Alman Cumhurbaşkanı, 1993 

Olağanüstü zihinsel yeteneklerle doğan çocuklar, kendilerini oluşturan birçok özellik açısından diğerlerinden farklıdır. Olağanüstü yetenekleri açısından bakıldığında, bir azınlığı temsil ederler. Bireysel gelişim ve sosyal aidiyet ihtiyaçları açısından ise, çoğunluğa dâhildirler, onlar “normal” çocuklardır.

Yine de üstün yetenekli çocuk ile içinde bulunduğu sosyal çevresi arasında sürekli bir gerilim vardır, çünkü “normal çevre” üstün yetenekli çocuktan “üstün yetenekliliğini” kenara koyması ve kendisi gibi “normal” olmasını talep etmektedir.  

Bu talep açıkça ifade edilebileceği gibi, standardize olmuş ve değerlerini sorgulamayan bir toplumun olağanlığı içerisinde de gerçekleşebilir. Oysaki “normal” tanımlanmış değildir ve sadece sübjektif veya gruba özgü bir algıyı ortaya koyar. 

Kedini ifade etme ve aidiyet ihtiyaçları açısından üstün yetenekli çocuklar tümüyle normaldirler.  

Fakat kendisini farklı kılan özelliklerini “yok saymak”, kolaylıkla gerçekleştirilebilen bir şey değildir. Bunun nedeni, çocuğun üstün yetenekliliğinin kendi kişiliğinin ayrılmaz bir parçası olmasıdır. Zihinsel yetenekleri, insanoğlu için bireysel varlığını sürdürmek ve çevresi ile iletişim kurmak adına merkezi öneme sahiptir. Bu durum, olağanüstü zihinsel yeteneklerle hayatlarına başlayan çocuklar için de geçerlidir. Üstün yetenekli çocukların yetenekleri, çevreleri ile iletişime geçtiklerinde bir kıyafet gibi çıkartıp kenara koyabilecekleri bir şey değildir. Tam aksine, derileri gibi onların vazgeçilmez bir parçasıdır. Üstün yetenekli çocukların iç ve dış dünyalarını algılamaları esnasında, duygusal ve bedensel varlıklarıyla ayrılmaz bir bütün olan zihinsel canlılıkları onlara eşlik eder. Duygusal, zihinsel ve bedensel özelliklerin ayrılmazlığı, insan olmanın önemli bir unsurudur ve insan zarar görmeden bu alanların ayrılması da mümkün değildir. Bilişsel gelişimi duygusal gelişim ile paralel götürmek anaokulu ve okullardaki temel prensiplerden biri olduğundan, özellikle bu hedeflerin değişmezliği üstün yetenekli çocukların gelişiminde olumsuz etki gösterebilir. Bütünsel gelişimlerini desteklemek adına içinde bulundukları yaşa göre alışılmadık düzeydeki entelektüel seviyeleri çoğunlukla ihmal edilir, hatta bilinçli olarak yok sayılır. Duygusal ve sosyal gelişim hedeflerinin tek yönlü olarak öne çıkartıldığı bu tarz standardize davranışlar, çocuğun zihinsel ihtiyaçlarını o denli göz ardı eder ki, çocuğun bütünsel gelişimi desteklenmekten çok tehdit edilir hale gelir. 

Üstün yetenekli çocukların zihinsel yetenekleri ileriye doğru geliştirilmez, hatta yaşıtlarına uygun bir düzeye “tersine gelişmesi” beklenirse, zaman içerisinde zihinsel canlılıkları frenlenebilir ve böylece duygusal, sosyal ve hatta bedensel gelişimleri engellenir. Zihinsel gıdanın, üstün yetenekli bir çocuğun bütünsel gelişimini desteklediği şu basit gözlemle anlaşılabilir: Entelektüel bir zorlanma çocuğu mutlu eder, gözler parlar ve beden doğrulur. Böylece en yakın sosyal çevre de dâhil olmak üzere, çevresindeki dünya, dışlandığı değil bütünleştiği bir dünya haline gelir.  

Standardizasyon beklentisi içeren gerilim alanları, çocukluk ve gençlik döneminde her türlü sosyal çevrede karşısına çıkabilir. Üstün yetenekli olması nedeniyle yaşıtlarından farklı beklenti, davranış ve tepkiler gösterdiğinden, bu tür gerilim alanlarından kaçınabilmesi neredeyse imkânsızdır. Bunun sonucu kaçınılmaz olarak bir sorun şeklinde yansımak zorunda değildir, fakat çocuk ile çevre arasındaki farklılık ne kadar büyükse, uyum süreci o kadar çok güç gerektirecektir. Yapıcı bir uyum süreci, çocuğun tek taraflı olarak “kendini ortama uydurma” değil, kendi iç ve dış dünyasında karşılaştığı yeni durumlara yönelik sürekli bir yenileme ve geliştirme süreci şeklinde olmalıdır. Bu süreci hem çocuğun kendisi, hem de çevresi yaşamalıdır.

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile

   
© ustunyetenekliyiz.biz