001.jpg
   
002.jpg
   
003.jpg
   

   

Bir Anne Anlatıyor

Kullanıcı Oyu:  / 0
En KötüEn İyi 
Ayrıntılar

Oğlumuz çok yetenekli bir bebekti. İki yaşında bir yetişkin düzeyinde konuşuyor ve otobüste giderken yollarda gördüğü tüm markaları sayıyordu “Arçelik, Yataş, Akbank…“ Diğer yolcular kucağımdaki minik bebeğe bakakalıyorlardı.

Çevresinde olup bitenlere duyarlıydı ve çok soru soruyordu. Anne baba olarak sevgi dolu olmakla beraber acemiydik, ilk çocuğumuzdu. “Herkesin yavrusu kendisine çok akıllı geliyordur mutlaka”

diye düşünüyorduk. Üç yaşını doldurduğunda bize en çok sorduğu soru ”burada ne yazıyor” idi. Dört yaşındayken, bir gün “Kendin oku” deyince okuyuverdi. Şaşkındık, eline kâğıt kalem verip yazabildiğini de görünce daha da şaşırdık.

Normal hayatımız devam ediyordu, o yuvaya gidiyordu, biz de işe. Bir gün Milliyet Gazetesi’nde bir haber okuduk. “Çocuğunuzda şunları bunları gözlemliyorsanız, çocuğunuz üstün yetenekli olabilir. Şu merkezlere giderek çocuğunuzun zihinsel değerlendirmesini yaptırabilirsiniz.” diyordu haberde. Kaymakamlığa bağlı bir rehberlik araştırma merkezine (RAM) gittik. Oğlumuz 5,5 yaşındaydı, hiç itiraz etmeden uzmanın elinden tutarak üst kattaki değerlendirme odasına girdi. Ona bir öğretmen eşliğinde değişik faaliyetler yapacağını söylemiştim. Oğlum daha sonra bana faaliyet değil test yaptıklarını söyledi. İki saatin sonunda değerlendirme bitti, beni de içeri aldılar. Uzman şimdiye kadar yaklaşık 5.000 çocuk incelediğini, ilk kez bir dâhiye rastladığını söyledi.

 

Uzman bana, çocuğun değerlendirilmesi ve gerekli eğitimlerin verilmesinin önerildiği, kaşeli mühürlü bir yazı verdi. İleride gideceği okulun sadece üstün zihinsel yetenekli çocukların alındığı Gebze İnanç Türkeş Özel İlköğretim Okulu’nun olacağını söyledi. Bu okul o zamanlar orta birden itibaren, bu rapora göre çocuk alıyordu ve ücretsizdi. Sekiz yıllık eğitime geçilince Lise 1’den itibaren öğrenci alır oldu ve kurucusu vefat edince TEV’e devroldu. Artık ne yazık ki ücretsiz değil.

 

Bize verilen belgeyle bütün kapılar açılacak sanmıştım, ama hiçbir yararı olmadı. Bu çocuklar için ne bir devlet politikası ne de özel sektörün ilgisi vardı. Aylarca gözyaşı döktüğümü, karalar bağladığımı gülümseyerek hatırlıyorum şimdi. Görüştüğümüz okullar ‘Maşallah’ deyip, en fazla bir yıl burs veriyorlardı. Oysa uzman, zekâyı beslemek için uzun bir yapılacaklar listesi vermişti. Özel çocukların eğitimi için açılmış olan Beyazıt Otosan Ford İlköğretim Okulu, oğlumuz birinci sınıfa başlayacağı yıl açıldı. Gazeteci olan eşim okula gitti, müdürü ile bir röportaj yaptı. Niyetler çok iyi olsa bile, olanaklar o kadar yetersizdi ki. Özel yetenekliler, normaller ve hiperaktifler aynı sınıftaydılar. Özel çocuklara eğitim verecek öğretmenler daha mezun olmamışlardı, üniversitede öğrenciydiler. Resim, müzik gibi branşlarda da açık vardı. Velhasıl biz bu okulu seçmedik. Oğlumuz, semtimizin bir devlet okulunda birinci sınıfa başladı.

 

Tam bu sırada oğlumuzun değerlendirmesini yapan uzman aradı ve birinci sınıfa vererek çok büyük bir hata yaptığımızı söyledi. Ben de çevremdeki öğretmenlerle, velilerle yaptığım görüşmeler sonucunda bu kararı aldığımı, sınıf atlayanların veya okula erken başlayanların beklenilen başarıyı yakalayamadıklarını öğrendiğimi aktardım. Üstelik oğlum oldukça minyon bir çocuktu. Uzmanın bana söylediği aynen şuydu: "Sen normal çocukların başına gelenleri araştırdın. Oysa senin çocuğun farklı. Dolayısıyla senin kararın da buna göre olmalıydı. Hata yaptın." Bu uyarı üzerine okul yönetimi ile detaylı irtibata geçerek talebimi anlattım. Okulda yapılan mini bir sınav sonucunda; iki ay sonra ikinci sınıfa atlatıldı, çok başarılı oldu. Üçüncü sınıftan itibaren bir tanıdık sayesinde özel bir okul, oğlumuza eğitim bursu verdi. Yabancı dil, müzik eğitimi, satranç, spor aktiviteleri bu okulun müfredatında var idi. İlkokulu burada bitirdi. Ortaya geçtiğinde okul satıldı ve tüm burslar iptal edildi. Oğlumuz ortaokul eğitimini sınavlarına girdiği özel okullardan kazandığı burslarla tamamladı.

 

Güneş anaokulundan itibaren diğer öğrencilerden her zaman farklıydı. Öğretmenleri bu durumu hep fark ettiler, ama onların yapabileceği bir şey yoktu. Tüm öğrencilerin uyması gereken kurallar, müfredat, yönetimlerin bu konudaki duyarsızlıkları, kısacası sistem hiç bir farklılığa izin vermiyor, hoş görmüyordu. Oğlumuzu en çok feryat ettiren, ona gereksiz gelen tekrarlardı. Her yıl istisnasız takdir alması, okuldan nefret etmesine, okula gitmek istemiyorum demesine, test kitaplarını etrafa fırlatmasına engel değildi. Kurulu düzen onlar çıldırsın ya da diğerleri gibi olsun diye vardı! Yurtdışında ise bu çocuklara milli servet gözüyle bakılıyor!

 

Bu arada oğlumuz okuldan artan zamanlarında hiç boş durmuyordu. Basketbol, satranç, illüzyon, elektro gitar, bateri, kurgu olmayan kitaplar. Bize düşen ise, elimizden geldiğince ona imkan yaratmaktı sadece.

 

Derken sıra geldi Liseye. Ortaokulu iki farklı kolejde tamamlamıştı, her ikisi de lise için de tam burs verdiler. Fakat bizim yıllardır gönlümüzde yatan aslan belliydi. Oğlumuz, İnanç Türkeş Özel Lisesi’nin (TEVİTÖL, Türkiye’de üstün zihinsel yetenekli çocuklara eğitim veren tek okul) üç aşamalı sınavlarını geçerek okulda okumaya hak kazandı. Bu yıl hazırlık bitiyor (Hazırlık zorunlu). Bu okulda ders zili yok, çocuklar daha lisede kampüs hayatı yaşıyor. Okul yatılı olduğu için tüm illerden öğrenci alabiliyor. Tek dezavantajı ücretli olması. Fakat TEV çocuklara maddi durumlarına göre değişen miktarlarda burs veriyor.

 

Aklıma bir çırpıda geliverenler bunlar, umarım birilerine küçük de olsa bir ışık olabilirim. Ama ben pek çok şeyin maddiyata dayandığını biliyorum. Böyle okullar ve burslar artsa, aileler ve eğitimciler bilinçlense, parası olmayan çocuklar da ziyan olmadan değerlendirilebilse. Bu ütopyam sanırım ancak bir devlet politikası ile hayata geçirilebilir.

 

Bana soru sormak isteyen ebeveynlere, yaşanmışlıklar dahilinde elimden geldiğince yardımcı olmak isterim.

 

>>> Ben de yaşadıklarımı paylaşmak istiyorum diyorsanız, bize yazın. Yayınlayalım! Bu e-Posta adresi istenmeyen posta engelleyicileri tarafından korunuyor. Görüntülemek için JavaScript etkinleştirilmelidir. Bu e-posta adresini spambotlara karşı korumak için JavaScript desteğini açmalısınız

 

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile

   
© ustunyetenekliyiz.biz