004.jpg
   
005.jpg
   
006.jpg
   

   

Günnur anlatıyor

Kullanıcı Oyu:  / 3
En KötüEn İyi 
Ayrıntılar

Bugün sitenizi tesadüfen gördüm. Burada hepimizin gelecği olan üstün yetenekli çocuklarımızın ailelerinin payalaşımlarından birkaç tanesini okudum. Ufak ta olsa katkıda bulunmak istedim.

Kızım İzmir 'de 1993 yılında doğdu. Doğduğu andan farklıydı. Bunu çevremizdekiler de fark ediyordu ancak yine de acaba" kuzguna yavrusu anka "gözükürmüş dedirtmemek adına çok farkında değilmişsiz gibi davranıyorduk. Ben ona her zaman şarkı söylerdim. uyurken mutlaka

ninni yada masal. bir süre sonra içinden seçmeye başladı. Masal kitabı ve ninnilerini kendi belirliyordu. Konuşma çok erken oldu. 1,5 yaşında renkleri biliyor şarkı söylüyordu. ve tüm bunlar bize normal geliyordu. Yürüme geç oldu. Bunun için doktora gittiğimde çocuğun motor gelişimi çok üst düzeyde yürümemesi imkansız siz isterseniz kucağınızdan yere bırakın yürümesine fırsat verin demişti. Hala gülerim kendime. 1996 yılında eşimin görevi nedeniyle DİYARBAKI'a tayin olduk. İyi ki de olmuşuz. Benim kızım çevresi ile çok ilgiliydi. Yüz ifadeleini çok çabuk algılıyor ve ona göre davranıyordu. Yani bir nevi karakter tahlili gibi. Burada kreşe başladı. O zaman eşim çalışmayyaım diye epey bir baskı yaptı ama ben ısrar ettim. Özel sektörde iş buldum ve kızımı kreşe gönderdim. Maaşımın tamamı kreşe gidiyordu. Bu hiç umrumda olmadı çünkü kızım orada çok mutluydu. Burada çocuklara müzik eğitimi için org ile ders veren bir öğretmen vardı. ve bir gün bana kızımın müziğe çok yetenekli olduğunu ve mutlaka ders aldırmam gerektiğini söyledi. Hata yaptım ve ders aldıramadım. hem ekonomik nedenler ve nereye götüreceğim düşüncesi vardı. İlkokula başladığında gene çok büyük şansa sahip olduk. Çünkü ilkokul öğretmeni ondaki farklılığa göre ders işledi. Gereksiz tekrarlardan çok sıkıldığından onun gibi olan birkaç öğrenciye daha farklı bir eğitim yöntemi işledi. Bu arada da sınıf arkadaşları ile çok güze anlaşıyor ve onları çok seviyordu. Onlar tarafından da çok sevilen bir çocuktu. Yıl sonu müsameresinde dans ve şarkı ile gösterilerin en önündeydi. Evdeki orgu kendi başına çözüp dersten arta kalan zamanlarında onunla oynamak en büyük zevkiydi. ilkokul 3'te birgün yolda kreşteki müzük öğretmeni ile karşılaştık ve kızıma ne gibi müzik eiğitimi verdiğimi sordu. Ben utanarak birşey veremedim dedim. Hemen D.Bakır TRT'de çocuk korosu sınavı var ona sokun çocuğu dedi. Çok şaşırdım hiç aklıma gelmezdi. hemen o gün gidip kaydını yaptırdım. Eşim gereksiz işlerle uğraştığımı söylüyordu. :-)

TRT Sınavına girdi ancak ben çok umutlu değildim. epey kalabalıktı ve çoğu ders almaktaydı çocukların. Sınav çıkışında "nasıl geçti yavrum" diye sorduğumda cevabı direkt "kazandım anne "oldu. Nasıl bildin dedim. Sınav heyetindekilerin yüzünden anlamış. 5 yıl TRT Okuluna gitti. Burada sadece müzik değil her konuda çok bilgi ve görgü sahibi oldu. bunu ben veremezdim. Daha sonra D.BAKIR'a Tan SĞTÜRK bale okulu açtı. Orada 3 yıl boyunca bale ve piyano dersi aldı. Buralara göndermek için eşimle epey mücadele ettik ve sonunda o pes etti. Çok yoğun günleri vardı ama hepisnin üstesinden güle oynaya geliyor ve başarılı oluyordu. 2005 yılında Ankara'ya tayin olduk. Bu arada Orta2 'ye gidiyor. Hafta sonu Piyano dersi ve TRT devam ediyordu. Dersler yine çok iyi notlarla geçiliyordu. öğretmenleri de ondaki farklılığı görmüşlerdi.Ama uyumsuzluk gibi bir problemimiz hiç olmadı. Evet Ortasonda geldik OKS sınavlarına. ben Diyarbakır'dayken TEVİTÖL ile ilgili bir yazı görmüştüm gazete de ve bu okulun sınavına mutlaka sokacağım dedim. Ve kısmet oldu 3 aşamalı sınava girdi. .sınavdan sonra ben çok ümitle diğildim. Sorular bizim bildiğimiz türden değildi. cevap şıkkı seçeneği 8 olunca çocukların yanılma payı çok yüksek oluyor. Bu aşamayı geçince mülakata girdi. herkesin yakalşık 2 -2,5 saat sürerken kızım 1,5 saatte geldi. "tamam kaybettik" diye düşünürken; anne ben mülakatı geçtim demez mi? sonuçları mı açıkladılar dedim hatır ben yüzlerinden okudum demez mi yine. 3.aşama okulda 1 haftalık kamp. Hem heyecan vardı hem merak hem de ayrılık acısı. Bu aşamayı da geçti. Okulumuza kabul aldı. Benim yaklaşık 3 yıl önceki hayalim gerçek oldu. Okula kabulde mutlaka yaptğı diğer uğraşlara baıyorlar. sadece zeki olmak yetmiyor. sosyal olarak ne yapıyor diye de bakılıyor. Bu sene mezun oldu. Hem 1. hem ikinci sınavda hep ilk 1000 içindeydi. Evet okulumuz şimdi kısmı burslu. rakkamlar öyle çok kolay ödenir rakkamlar değil. çok zorlandım. Kendimize bir ev alamadık. Olsun hiçbirinden şikayetçi değilim. Bana pırıl pırıl bir evlat yetiştirdiler. 14 yaşında okula girdi. biz hiç ergenlik sorunu yaşamadık. hep o kadar çok özledik ki birbirimizi. Eğer bugün kızımla sadece ben değil tüm akrabalarım ve arkadaşlarım gurur duyuyorsa bu okulumuzun başta Müdür'ü Azmi Hoca,Rasim Hocam olmak üzere tüm çalışanlarının emeği var. Hepsine sonsuz teşekkürlerimle.

>>> Ben de yaşadıklarımı paylaşmak istiyorum diyorsanız, bize yazın. Yayınlayalım! Bu e-Posta adresi istenmeyen posta engelleyicileri tarafından korunuyor. Görüntülemek için JavaScript etkinleştirilmelidir. Bu e-posta adresini spambotlara karşı korumak için JavaScript desteğini açmalısınız

 

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile

   
© ustunyetenekliyiz.biz